100- ÂDİYÂT SURESİ

ÂDİYÂT SURESİ
 “Âdiyât” koşan atlar demektir. İlk ayette koşan atlar üzerine yemin edildiği için bu ismi almıştır. 
11. ayetten oluşan sure, Mekke’de inmiştir. 
Mushaftaki sıralamada 100., nüzul sırasına göre ise 14. suredir.
 
Bu surenin temel konuları şunlardır:
İnsanoğlunun mala düşkünlüğü,
Kıyamet gününde ortaya çıka­cak olan sıkıntılı haller,
İnsanın rabbine karşı nankör olması.
 
Surenin temel mesajları ise şunlardır:
- Sure, Allah yolunda cihat edenlerin düşmanlar üzerine hızla giden atlarından bahseder. Hızla koşup saldırırken, bu atlardan şiddetli bir ses işitilir. Tırnaklarıyla taşlara vurdukları zaman, onlar­dan ateş uçuşur. Tozu dumana katarlar.
- Sure, gazilerin atlarının Allah katındaki şeref ve üstünlüklerini göstermek için, insanın, Allah'ın ona verdiği nimetlere nankörlük ettiğine, onun lütuf ve bol ihsanlarını inkâr ettiğine dâir bu atlara yeminle başlar. İnsan, bu nankörlüğünü ve nimet bilmezliğini hal ve söz diliyle ilan etmek­tedir. Aynı zamanda sure, insanın tabiatından ve onun malı çok sevdiğinden bahseder.
- İnsanoğlunun yerilen sıfatlarından birisi, rabbinin verdiği nimetlere karşı şükretmemesidir. Surede, insanın bu özelliği yerilmekte ve bundan kurtulması öğütlenmektedir.
- Diğer taraftan, insanoğlunun mal sevgisi, mal ve servete karşı aşırı tutkusu onu kötü yola sevk etmektedir. İnsanın bu dünyada her ne iş yaparsa yapsın, bir gün mutlaka diriltileceğini ve hesaba çekileceğini göz önünde bulundurması gerekmektedir.

 
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم Geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, Allah'ın gökten rızık (sebebi olarak yağmur) indirip, onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde, rüzgarları evirip çevirmesinde aklını kullanan bir toplum için deliller vardır. Câsiye, 45/5 Bir Hadis "Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz." (Tirmizî, "Cum’a", 80) الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُواْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعونَ Onlar ki, kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman: “Biz muhakkak ki Allah içiniz (O'na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O'na döneceğiz (ulaşacağız).” derler.
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol