3- ÂL-İ İMRÂN SURESİ

ÂL-İ İMRÂN SURESİ
Kur'an-ı Kerim'in yedi uzun suresinden (es-seb'u't-tıval) birisi olan bu sure, adını 33. ayetinde geçen ve "İmran ailesi" anla­mına gelen lafızdan almıştır. Âl-i İmrân (İmran ailesi), Hz. Meryem'in babasının mensup olduğu ailenin adıdır. Bu sureye "Eman" (güven), "Kenz" (hazine), "Ma'niyye" (fay­dalı), "Mücadele", "İstiğfar" ve "Tayyibe" (temiz, iyi, güzel) suresi de denilir. Bakara suresi ile beraber ikisine Peygamberimiz tarafından "Zehravan" (iki gül; parlak, nurlu iki sure) adı da verilmiştir.1
Hz. Peygamber, Bakara ve Âl-i İmrân surelerini iyi bilip de gereğiyle amel eden­lere, bu surelerin kıyamette şefaatçi olacağını belirtmiştir.2
200 ayetten oluşan sure Medine'de, Enfâl suresinden sonra nazil olmuştur.
Mushaftaki resmi sırası itibarıyla 3., iniş tarihine göre ise 94. suredir.
 
Surenin temel konuları:
Allah'ın sıfatları,
Kur'an'ın özellikleri,
Hz. Meryem, Hz. Zekeriya, Hz. Yahya, Hz. İsa ve Hz. İbrahim'in kıssalarından kesitler,
Ehl-i kitabın durumu; kendi kitaplarına, Pey­gamberimize ve Müslümanlara karşı olan olumsuz tutumları,
Müslüman­ların, münafıkların ve müşriklerin Uhud Savaşı’ndaki tutum ve davranış­ları,
Müslümanların Ehl-i kitaba karşı tutumları,
Peygamberlik; Allah'ın bütün elçile­rinin hak olduğu ve bunlara imanın gerekliliği,
Allah rızası için her türlü sıkıntıya katlanmanın gereği ve önemi; sabretmenin Müslümanlara kazandıracağı hususlar.
 
Surenin temel mesajları:
-Yaratıp yöneten, her şeyi bilen sadece tek ilah olan Allah'tır. 
-Allah Kur’an’ı, Tevrat’ı ve İncil'i ve tasdik edici olarak indirmiştir.
-Allah, dünyada kafirlere karşı müminleri destekleyecektir. İnkârcıların tutundukları şeyler onlara ahirette yarar sağlamayacaktır.
-Dünya hayatı geçicidir; inananlar, cazibesi hoş görünse de, dünyaya al­danmamalıdırlar. 
-Allah katında din İslam'dır.
-Allah'ın ayetlerini inkar eden, elçi­lerine düşmanlıkta bulunan ve onun kitabından yüz çevirenlerin bütün işleri boşa gider.
-Her şeyin hakimi Allah'tır. O dilediğini yüceltir, dilediğini alçaltır. O her şeye kadir­dir, gizli açık her şeyi bilir.
-Müminler, müminleri bırakıp kafirleri dost edinmemeli, ilişkilerinde dikkatli ve akıllı olmalıdırlar.
-Ahirette herkes, iyi kötü bütün yaptık­larını bulacaktır.
-Allah'ı seven, ona ve Elçisine itaat etmelidir. 
-Ehl-i Kitab’ın Hz. Meryem, Hz. Zekeriya, Hz. Yah­ya, Hz. İsa ve Hz. İbrahim hakkındaki anlayışları ve bu mübarek şahıslara yükledikleri sıfatlar batıldır.
-Ehl-i Kitap içinde dürüst kimseler bu­lunduğu gibi, çıkarları için sözlerinden cayanlar da vardır. Onlar­dan bir grup, Allah'a yalan isnad et­mişlerdir. Ayrıca onların içinde Allah'a ve ahiret gününe inanan, ibadet eden iyi kimseler de vardır. İyiler iyilikleri­nin, kötüler de kötülüklerinin karşılığını göreceklerdir.
- Bütün peygamberler, aynı kaynaktan gelen ve birbirlerini destekleyen elçilerdir. Bu bakımdan hepsine inanılması gerekir.
-İslam’dan başka bir din, Allah katında geçerli değildir. 
-İnkarcı toplumlara ebedi lanet ve azap vardır. İnkarcılar, dünya dolusu altını fidye olarak verseler de onlardan bu kabul edilmeyecektir.
-Hayır ve yardım olarak, kişi sevdiği değerli şey­lerden infakta bulunmalıdır. 
-İbadet maksadıyla yapılan ilk mabed, güvenli şehir Mekke'de bulunan Kabe'dir. İmkânı olanların oraya hacc etme­si Allah'ın bir hakkı olup, farzdır.
-Müslümanlar, Ehl-i Kitab’ın telkinlerine kanmamalıdırlar. Onlar, Müslümanları hak yoldan saptırmaya, eziyet vermeye çalışır­lar.
-Müminler, Allah'tan hakkıyla kork­malı, Kur'an'a sarılmalı, ayrılığa düşme­melidirler.
-Müslümanlar, insanlar içindeki en hayırlı topluluktur.
-Müminler, kendilerinden başkalarını dost edinmemelidirler. Çünkü inanmayanlar, hep müminlerin aleyhine çalışır, ikiyüzlü davranırlar.
-Diğer topulumlar gibi Müslüman­lar da zaman zaman sıkıntılı anlar yaşayabilirler. Bu, onlar için bir imtihandır. Bu gibi durumlarda Allah’a güvenip, sabredilmeli ve ondan yardım istenmelidir. Yüce Allah, sıkıntılı anlarda müminlere yardım elini uzatır. Nitekim Bedir ve Uhud savaş­larında müminlere yardım etmiştir. Müminler sabırlı olmalı, düşmanlara karşı hazırlıklı bulunmalı ve sadece Allah'tan korkmalıdırlar. Başarıya ancak böyle ulaşılır. 
-Faiz, haramdır.
-Allah için harcamada bulunmak, öfkeyi yenmek, affetmek, tevbe ve istiğ­farda bulunmak, takvanın gereklerinden­dir. Böyle davrananlar ilahî bağışa ve ebedî cennetlere kavuşurlar.
-Ölüm, Allah'ın izniyledir. Müslümanlar ölümden korkmamalı, ölüm korkusuyla cihattan kaçınmamalıdırlar. Savaş, bir imtihandır. Ölüm gele­cek olunca, sadece savaşta değil, insanı evinde bulup yakalar. Zira herkesin dönüşü Allah'adır. Allah yolunda her türlü sıkıntıya katlananlar, cihad edenler, şehit olanlar, cen­neti kazanacaklardır.
- Müminler, Peygamber'in yaptığı gibi, birbirine karşı yumuşak davranmalı, işlerini istişare ile yürütmeli, karar verince de Allah'a güvenip, ondan yardım dilemelidirler. Zira Allah'ın yardım ettiğini kimse yenemez; onun terk ettiğine de kimse bir fayda sağlayamaz.
-Peygamberler, en dürüst örnek insanlardır.
-Allah, elçilerini gönder­mekle insanlara büyük bir lütufta bulunmuştur. Zira hak yoluna çağıran elçilerini göndermeseydi insanlar şaşkınlık içinde kalırlardı.
- Allah izin vermedikçe inkarcılar mümin­lere zarar veremez; onlardan korkulma­malıdır.
- Allah'a ve peygamberlerine inanan kişi cimrilikten kaçınmalı ve Allah yolunda infakta bulunmalıdır.
-Her can ölümü tadacak ve dünyada iken yaptığının karşılığını eksiksiz göre­cektir.
-Ehl-i kitap, Allah'ın kendilerine indir­diği ayetleri gizleyip, çıkarlarına alet etmiş­lerdir. Fakat onların bu yaptıkları cezasız kalmayacaktır.
-----------------------------------------
1.Müslim, Salâtü'l-müsâfirîn, 42.
 

 
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم Geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, Allah'ın gökten rızık (sebebi olarak yağmur) indirip, onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde, rüzgarları evirip çevirmesinde aklını kullanan bir toplum için deliller vardır. Câsiye, 45/5 Bir Hadis "Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz." (Tirmizî, "Cum’a", 80) الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُواْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعونَ Onlar ki, kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman: “Biz muhakkak ki Allah içiniz (O'na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O'na döneceğiz (ulaşacağız).” derler.
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol