108- KEVSER SURESİ
KEVSER SURESİ
Sure adını, ilk ayetinde geçen "kevser" kelimesinden almıştır. Kevser, çok nimet demektir; ayrıca cennette bir havuzun da adıdır. Peygambere “kevser”in verildiğinden bahsettiği için Kevser suresi diye anılmıştır. Sure, "İnnâ a'taynâ" ve "Nahr" adlarıyla da anılır
3 ayetten oluşan sure, Mekke’de inmiştir.
Mushaftaki sıralamada 108., iniş sırasına göre ise 15. suredir.
Bu surenin temel konuları şunlardır:
Peygambere Kevser’in verilmesi,
Kurban kesmek ve namaz kılmak,
Peygamberimizin nesli kesik olmakla suçlanması.
Surenin temel mesajları şunlardır:
- Kevser’in cennette bir nehir olduğu, cennetliklerin o nehirden içecekleri ve bir daha susamayacakları nakledilmiştir. Bu rivayetlere göre Kevser, Nehr-i Kevser adıyla bilinmektedir. Halk arasında Kevser Havuzu adıyla da anılır. Yine bazı rivayetlerde, peygamberimize verilen Havuz’dan bahsedilir. Bazı âlimler bu havuzun, Kevser suresinde geçen Kevser Havuzu olduğu görüşündedirler.
- Kevser isminin, bu şekilde özel anlamda kullanılmış olması ihtimalinin yanı sıra, kelime anlamından hareketle, “peygamberimize çok şey verildiği” gerçeğinden bahsettiği de söylenebilir. Başka bir ifadeyle, yüce Allah Hz. Muhammed’e peygamberlik vermiş, onu elçisi olarak görevlendirilmiştir. Başlı başına bu görev bile, hiçbir insana nasip olmayacak kadar büyük bir nimet ve lütuftur. Bu nimetin karşısında, dünya nimetlerinin hiçbir değeri olamaz. İşte ayet ile anlatılmak istenen ana tema bu olsa gerektir.
- Nahr, kurbanlık hayvan anlamına geldiği gibi, “venhar” emri de hayvan boğazla/kurban kes anlamına gelmektedir. Fakat ayetteki kurban emri, kurban bayramında kesilen kurbana delalet edip etmediği kesin ve açık olmadığından, kurban kesmenin farz değil, vacip veya sünnet olduğuna hükmedilmiştir. Aynı ayette “namaz kıl” emrinin “kurban kes” emrinden sonra zikredilmesi, buradaki namaz emrinin bayram namazı olabileceği ihtimali üzerinde durulmasına yol açmıştır. Kurban emrinde olduğu gibi, namaz emrinde de bayram namazının kastedilip edilmediği kapalı olduğu için, bayram namazı kılmanın farz değil, vacip veya sünnet olduğuna hükmedilmiştir.
- Surenin son ayetinde “peygamberimize ebter, yani soyu kesik” şeklinde hakaret eden kişinin, asıl kendi soyunun kesik olduğu ifade edilmektedir. Rivayetlere göre bir müşrik peygamberimize hitap ederken veya onun adını anarken, hakaret kastıyla “ebter”, yani “nesli kesik” derdi. Surenin son ayeti bu kişiyi lanetlemektedir. Bununla beraber, manevi anlamda, peygamberimizin davasının son bulmayacağı ve kıyamete kadar baki kalacağı yorumu da yapılmıştır.