8- ENFÂL SURESİ

ENFÂL SURESİ
Enfâl, savaş ganimeti anlamındaki nefel'in çoğuludur. İslâm dinini savunmak için yapılan savaşlarda elde edilen sevaba ek olarak alınan ganimet malına da "nefl" denilmiştir. 
Surenin birinci ayetinde savaştan elde edilen ganimetlerin Allah ve Resulüne (yani devlete) ait olduğu ifade edildiği için sureye bu ad verilmiştir.
Sure Bedir Savaşı sırasında gelmeye başladığı ve Bedir de dahil olmak üze­re savaşla ilgili bir kısım hükümler taşıdığı için Bedir ismiyle de anılmıştır.
Enfâl suresi75 ayettir. 30-36. ayetler Mekke'de, diğerleri Medine'de, Bedir Savaşı’ndan sonra inmiştir.    
Mushafta resmi sıra itibarıyla 8. suredir. İniş (nüzul) sırasına göre ise 93. suredir. 
 
Bu surenin temel konuları şunlardır:
Bedir Savaşı ve bu savaşın sonuçları,
Savaşlarda elde edilen ganimetlerle ilgili hükümler,
Allah yolunda fedakârlığın ve savaşın önemi. 
 
Surenin temel mesajları ise şunlardır:
- Ganimetler hakkında hüküm vermek Allah’a ve Resulüne aittir; onlara itaat edilmelidir. 
- Savaşlarda elde edilen ganimetlerin beşte biri devletin, kalanı savaşa katılanların hakkıdır.
- Allah’ın adı anılınca ürpermek, Kur’an ayetlerini dinleyince etkilenmek, Allah’a tevekkül edip ona güvenmek, namazı düzenli olarak kılmak ve Allah yolunda harcamada bulunmak, gerçek müminliğin ölçütleridir.
- Gerçekten ona inanıp ona güvenen ve tevekkül edenlere Allah, Bedir Savaşında olduğu gibi yardım elini uzatır.
-. Taktik gereği geri çekilme hareketleri dışında, savaştan kaçmak haramdır. 
- Allah’a ve Resulüne itaat edilmeli, hiçbir bahane ileri sürmeden onların çağrılarına derhal cevap verilmelidir.
- Fitne ve bozgunculuktan kaçınılmalıdır.
- Emanetlere hıyanet edilmemelidir.
- Mal ve çocukların birer imtihan vesilesi olduğu unutulmamalıdır.
- İnkarcılar, ne yaparlarsa yapsınlar, sonunda hüsrana uğrarlar. Bundan dolayı inkârcılara karşı yılgınlık gösterilmemelidir.
- Allah katında canlıların en kötüsü, inkarcılardır. Onlara güvenilmez.
- Müminler, savaşta ve barışta birlik ve beraberlik içinde olmalıdırlar.
- Müminler, savaş için gerekli donanıma ve eğitime sahip olmalı, savaş durumlarına hazırlıksız yakalanmamalıdırlar. 
- Sabreden müminler mutlaka başarıya ulaşacaklardır.
- İslâm’da esas olan, savaş değil barıştır. Düşman barış isterse, Müslümanlar daima barışı tercih etmelidirler.
- Savaş zaferle sonuçlanana kadar ganimet peşine düşülmemelidir.
- Kafirler birbirlerinin dostu ve yardımcısı oldukları için müminler de birbirlerinin dostu ve yardımcısı olmalıdırlar. Böyle yapmazlarsa aralarında fitne ve fesat çıkar. 
- Bir kavim, kendini değiştirinceye kadar Allah o kavmi değiştirmez.
- İnsanların başlarına gelen felaket, onların daha önce yaptıklarının bir sonucudur.   

 
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم Geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, Allah'ın gökten rızık (sebebi olarak yağmur) indirip, onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde, rüzgarları evirip çevirmesinde aklını kullanan bir toplum için deliller vardır. Câsiye, 45/5 Bir Hadis "Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz." (Tirmizî, "Cum’a", 80) الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُواْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعونَ Onlar ki, kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman: “Biz muhakkak ki Allah içiniz (O'na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O'na döneceğiz (ulaşacağız).” derler.
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol