18- KEHF SURESİ
KEHF SURESİ
Sure bu adı, içinde söz konusu edilen ve "mağara arkadaşları" anlamına gelen "Ashâb-ı Kehf" den almıştır. Ashab-ı Kehf, bir mağarada yıllarca uyuduktan sonra tekrar uyanan bir topluluktur. Putperest imparatorun baskısından bir mağaraya sığınan bu topluluk, orada yıllarca uyku hâlinde kalmıştır. Ashab-ı Kehf’in hikâyesi, öldükten sonra tekrar dirilişe örnek olarak anlatılmıştır.
Kehf sûresi 110 ayettir. Mekke'de nâzil olmuştur. 28, 83, 101. ayetlerinin Medine'de nâzil olduğuna ilişkin rivayet vardır.
Mushafta resmi sırası itibarıyla 18, iniş sırasına göre ise 69. suredir.
Bu sure "elhamdülillah" ibaresiyle başlayan beş sureden biridir. Bu şekilde başlayan sureler: Fatiha, En'am, Kehf, Sebe ve Fâtır sureleridir. Bu başlangıç, insanın Yüce Allah'a kulluğunu, onun Allah'ın nimet ve lütuflarını kabul edişini, Yüce Allah'ın şan ve şerefinin övülmesini, onun azamet, celal ve kemalinin itiraf edilmesini hissettirmektedir.1
Bera b. Azib'in bildirdiğine göre sahabeden Üseyd b. Hudayr, Kehf suresini okurken, evinde bulunan at ürkmüş ve deprenmeğe başlamıştı. Bunun üzerine Üseyd: "Ya Rab! Sen afetten koru" diye dua etti. Bunun üzerine onu duman veya bulut gibi bir şey kapladı. Sonra Üseyd, bu olayı Hz. Peygamber (s.a.)'e anlattı. Resulullah: "Oku ey Üseyd. Çünkü o bulut gibi görünen şey Sekine'dir; Kur'an dinlemek için yahut onu tebcil için inmiştir" buyurdu.
Surenin temel konuları:
Yüce Allah'ın varlığı, birliği ve yüceliği,
İnkârcıların olumsuz davranışlarına karşı Hz. Peygamber’e öğütler,
Ashab-ı Kehf, Hızır ve Zülkarneyn kıssaları,
Müminlerin ve inkârcıların dünya ve ahiretteki durumları.
Surenin temel mesajları:
- Kur'an-ı Kerim, insanları uyarmak için, Allah katından indirilmiş dosdoğru bir kitaptır.
- Allah çocuk edinmez. Müşriklerin ve Hıristiyanların bu konudaki inançları batıldır.
- İnkarcıların davranışları konusunda üzüntü duyulmamalıdır. İnsanlar imtihan edilmektedir. Dünya kimseye kalmayacaktır. Herkes, davranışının karşılığını görecektir.
- Azınlık hâlindeki Müslümanlar, baskılara boyun eğmeyip, gerekli tedbirleri almalı ve imanlarında sebat etmelidirler. Allah onlara yardım edecektir.
- Kesin bilgiye dayanmayan söylentilere itibar edilmemelidir.
- Gaybla ilgili konularda Yüce Allah'ın verdiği bilgiyle yetinilmelidir.
- Bir iş yapmaya niyetlenen kişi “İnşallah” demelidir. Hiçbir şey hakkında: "Ben bunu yarın mutlaka yapacağım" dememelidir.
- Kişi, dostlarını iyi seçmeli; ihlaslı müminlerle oturup kalkmalı, Allah yolundan alıkoyan şımarık zenginleri dost edinmemelidir.
- Allah katında değer ifade eden şey, sâlih ameldir.
- Allah'ın sözleri değiştirilemez.
- Allah’tan başka sığınılacak kimse yoktur.
- İnanmak ve inanmamak tercih işidir. Ancak inkâr eden zalimlere ahirette çok acı bir azap hazırlanmıştır. İnanıp iyi işler yapanlar ise huzur bulacaklardır.
- Ahirette herkes yaptığının karşılığı görür; kimseye haksızlık edilmez.
- İnsan tartışmaya düşkündür.
- Allah şımaran inkarcılara belli bir süre tanır. O süre dolunca da, geçmişteki inkârcılar gibi cezalarını bulurlar.
- İlmin sonu yoktur, her bilenin üzerinde bir başka bilen vardır.
- Her olayda birçok hikmet vardır. Kötü görünen bir şey, aslında iyi olabilir; bu bakımdan başa gelenlere karşı sabırlı olmalıdır.
- Verilen sözde durulmalıdır. Hata yapınca hemen özür dilenmelidir.
- Çocuklara iyi bir gelecek hazırlanmalıdır.
- Kötülüğe karşı iyilik yapılmalıdır. Yapılan iyiliklerden karşılık beklenmemelidir.
- Allah’ın verdiği nimetlerden infakta bulunulmalıdır.
- Allah’ın ilmi sonsuzdur.
- Peygamberlerin ortak mesajının özü şudur: Allah birdir. Ahirete inanıp, Allah'a kavuşmayı uman kimse, ona hiç bir ortak koşmadan ibadet etmeli ve salih amel işlemelidir.
1. Vehbe Zuheyli, et-Tesfîru’l-Münîr, Risale Yayınları, 8/175.
2. Buhari, Menâkıb, 25; Fedâilü'l-Kur'an, 11; Tirmizi, Fedâilü'l-Kur'an, 6.