24- NUR SURESİ
- Zina eden erkek ve kadına bedeni ceza uygulanır.
- İftetli bir mümin, zina eden bir kimseyle evlenmemelidir.
- Zina iftirasında bulunmak büyük bir suçtur. Namuslu müslüman kadınlara iftira edenler, dünya ve ahirette lanetlenmiştir. Allah onlara hak ettikleri cezayı verecektir.
- Namuslu kadınları zina ile suçlayıp, bu iddialarını dört şahitle ispat edemeyenlere bedeni ceza uygulanır.
- Zina iftirasında bulunanların hiçbir konuda şahitlikleri kabul edilmez.
- Eşini zina ile suçlayıp bunu dört şahitle ispat edemeyen erkek, eşinin inkar etmesi durumunda hakim huzurunda eşiyle lanetleşir. Bu lanetleşmeden sonra eşler boşanmış olurlar.
- Suçlu olduğu kesinleşmedikçe, herkese suçsuz muamelesi yapılmalıdır.
- Fitnecilere karşı dikkatli olunmalı, yapılan dedikodulara hemen inanılmamalıdır. Müslümanlar, kesinlikle dedikodudan uzak durmalıdırlar. Zira Müminler arasında kötü söz ve davranışların yayılmasını isteyenlere dünya ve ahirette acı bir azap vardır.
- Müminler, şeytana uymamalıdırlar. Çünkü şeytan edepsizliği ve kötülüğü emreder.
- Müminler, kırgınlık nedeniyle birbirlerine yardımı kesmemeli, hoşgörülü olmalıdırlar. Böyle davranmakla Allah'ın rızası ve affı kazanılmış olunur.
- Başkasının evine girmek için önce izin alınmalıdır. Evde kimse yoksa veya girilmesine izin verilmiyorsa ısrarcı olunmamalı, geri dönülmelidir.
- Hizmetçiler ve evin küçük çocukları dahil, ev hayatında gizlilik esastır. Çocuklar, izin almadan özellikle sabahları, öğleleri ve geceleri hiçbir erkek veya kadının özel odasına giremezler. Anne babanın yatak odalarına izin almadan kesinlikle girilmemelidir.
- Müslümanlar harama göz dikmemeli, namuslarını korumalıdırlar.
- Kadınlar tesettüre dikkat etmeli, erkeklerin dikkatini üzerlerine çekecek davranışlarda bulunmamalıdırlar. Hizmetçileri ve evlenmelerinin haram olduğu yakınlarının dışında kimseye karşı süs eşyalarını da takmamalıdırlar. Yaşlı kadınlar evlerinde başörtülerini takmayabilirler, fakat süslerini göstermekten kaçınmalıdırlar.
- Evlenme çağına gelen Müslüman evlenmelidirler.
- Evlenme imkanı olmayanlar, bu imkana kavuşuncaya kadar namuslarını korumalıdırlar.
- Evlenecek çağa gelen fakat evlenme imkanı bulamayanlara yardımcı olunmalıdır.
- Fuhuşla ilgili her tür iş ve davranıştan uzak durulmalıdır.
- Allah, göklerin ve yerin nurudur.
- Allah, iyi davranışta bulunanları, yaptıklarından daha fazlasıyla ödüllendirecektir.
- İnkarcılığın sonu hüsrandır. İnkarcıların durumları, aldatıcı seraba benzer, hiçbir işe yaramaz.
- Allah bir kimseye nur vermeyince, o kimsenin ışıktan ve aydınlıktan nasibi yoktur.
- Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah'ı zikreder eder.
- Her şey Allah'ındır ve dönüş de onadır. Yüce Allah, kimin ne yaptığını
Çok iyi bilmektedir; ahirette de hesap soracaktır.
- Allah’ın yarattığı varlıklardan ibret alınmalı ve doğru dol üzere olunmalıdır.
- Münafıklar, çıkarcı kimselerdir. Onlara güvenilmez. Bunlar, işlerine gelince ilahi hükümleri kabul eder, çıkarlarına dokununca hemen uzaklaşırlar.
- Hz. Peygamber bir uyarıcıdır. Ona itaat eden ve onun yolunu takip eden doğru yolu bulur.
- İman edip salih amel işleyenler, yeryüzünde egemen olacaklardır.
- İlahi rahmete kavuşmanın yolu, namazı gereği gibi kılmak, zekatı vermek ve Hz. Peygambere itaat etmekten geçer.
- İnkarcılar, yeryüzünde hakkı asla yenemezler ve aciz bırakamazlar. İnananlar, eninde sonunda üstün geleceklerdir.
- Hz. Peygambere gereken saygı gösterilmelidir.
- Müslümanların bir arada yemek yiyerek karşılıklı ilişkileri geliştirmeleri iyidir. Çok yakın akrabalar ve samimi dostlar birbirlerinin evlerinde yemek yiyebilirler.
------------------------------------------
1. Vehbe Zuheyli, et-Tesfîru’l-Münîr, Risale Yayınları, 9/367-368.