87- A’LÂ SURESİ

A’LÂ SURESİ: 
Sure adını, ilk ayetteki “A’lâ” kelimesinden almıştır.  “A’lâ”, “yüce” anlamına gelmektedir. Allah’ın yüceliğini ifade etmektedir. Sure, "Sebbih" adlarıyla da anılmaktadır.
19 ayetten oluşan sure, Mekke’de inmiştir. 
Mushaftaki sıralamada 87., nüzul sırasına göre ise 8. suredir.
 
Bu surenin temel konuları şunlardır:
Allah’ın adının tesbih edilmesi,
Allah’ın alemi yaratışındaki düzen,
Peygamberimizin hafızasının gücü,
Tesbih ve namaz ile temizlenme,
İlk kutsal kitaplar.
 
Surenin temel mesajları şunlardır:
- Yüce Allah, adının yüceltilerek tesbih edilmesini istemektedir. Burada iki anlamın ortaya çıktığı söylenebilir. Birincisi, Allah’ın adını anarken daima yüce bir varlıktan bahsedildiğinin farkında olunması ve ondan yüce sıfatlarıyla beraber bahsedilmesidir (Yüce Allah gibi). İkincisi, Allah’ın isimlerinin zikredilerek tesbih edilmesi ve onun bu şekilde yüceltilmesidir.
- Allah’ın alemi yaratışında gelişigüzellik olmayıp, tam bir düzen söz konusudur. Allah yaratan ve yaratmayı düzenli yapandır. Yaratmayı bir plana/ölçüye göre yapmış, alemde düzeni sağlamıştır.
- Allah, peygamberimize bir şeyin okunacağını ve peygamberimizin asla unutmayacağını ifade etmektedir. Buradaki okumanın, Kur’an’ın vahyi olduğu söylenmiştir. Bununla beraber, peygamberimizin hafızasının gücünün de tam olduğu ve bu gücün Allah tarafından sağlandığı anlaşılmaktadır.
- Yüce Allah, temizlenenin, arınanın kurtuluşa erdiğini söylemektedir. Burada ifade edildiğine göre, bu arınma tesbih/zikir ve namazla olmaktadır. Vakit namazları ve nafile namazları kılarak, Allah’ın adını tesbih ederek, kişi arınmakta ve insan olmanın zirvelerine yolculuk etmektedir.
-  Allah, açığı da gizleneni de bilir.
- Kur’an bir öğüttür. Allah'tan korkan bu öğütten yararlanacaktır. En büyük ateşe girecek olan kötü kimse ise öğütten, yani Kur’an’dan kaçınır. O kimse, ateşte ne ölür ne de yaşar.
-  Ahiret yurdu daha hayırlı ve daha devamlıdır. Geçici dünya hayatını tercih etmek akılsızlıktır. 
- Bu öğütler önceki kitaplarda,  Hz. İbrahim ve Musa’ya verilen Sahifelerde (Suhuf) de geçmektedir. 
 

 
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم Geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, Allah'ın gökten rızık (sebebi olarak yağmur) indirip, onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde, rüzgarları evirip çevirmesinde aklını kullanan bir toplum için deliller vardır. Câsiye, 45/5 Bir Hadis "Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz." (Tirmizî, "Cum’a", 80) الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُواْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعونَ Onlar ki, kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman: “Biz muhakkak ki Allah içiniz (O'na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O'na döneceğiz (ulaşacağız).” derler.
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol