66- TAHRİM SURESİ

TAHRİM SURESİ
“Tahrim” kelimesi, “haram kılmak” anlamına gelmektedir. Sure, Hz. Peygamber’in bazı gıdaları kendine yasaklamasından bahsettiği için bu adı almıştır. Bu sureye “Müteharrim” de denilmiştir.
12 ayetten oluşan sure, Medine’de inmiştir.
 Mushaftaki sıralamada 66., nüzul sırasına göre ise 106. suredir.
 
Bu surenin temel konuları şunlardır: 
Aile ilişkileri,
Hz. Nuh ve Lut’un aileleri,
Helaller ve haramların kaynağı,
Sır tutmak,
Vahyin kapsamı,
Cehennemin nitelliği,
Kadınların salih kocalarına karşı tutumu.
 
Surenin temel mesajları şunlardır:
- İnsanları memnun etmek için, Allah’ın helal kıldığı bir şeyi, kişinin kendi nefsine haram kılması dinen caiz değildir.
- Meşru olmayan işler üzerine yapılan yeminler bozulmalıdır. 
- Aile içinde eşler arasında bazı özel sırlar söz konusu olabilir. Bu sırlar, sır olarak kalmalı, aile bireyleri arasında bile olsa ifşa edilmemelidir.
- Allah, peygamberimize, Kur’an dışında da bir takım bilgiler göndermektedir. Allah ile peygamberi arasında, Kur’an’ın vahyi dışında, hayatının her alanında irtibatın kurulması söz konusudur.
- Helal ve haramların kaynağı sadece Allah’tır.
- Cehennemin yakıtlarından ikisinin, insan bedeni ve taşlar olduğu anlaşılmaktadır.
- Kafirlere ve münafıklara karşı mücadele edilmelidir. Onların varacağı yer cehennemdir. 
- Kadınlar salih olan kocalarına ihanet etmemelidirler. 
- Hz. Nuh’un ve Hz. Lut’un eşleri onlara, iman etmeyerek ihanet etmişlerdir. İnkarcı Firavun’un eşi ise Firavun’a rağmen Allah’a iman etmiştir. Bu örnekler, hidayete eriştirmenin Allah’ın dilemesiyle olduğunu göstermektedir.
- Hz. Meryem, Allah’a teslim olmuş iffetli bir kadındır.
 

 
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم Geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, Allah'ın gökten rızık (sebebi olarak yağmur) indirip, onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde, rüzgarları evirip çevirmesinde aklını kullanan bir toplum için deliller vardır. Câsiye, 45/5 Bir Hadis "Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz." (Tirmizî, "Cum’a", 80) الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُواْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعونَ Onlar ki, kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman: “Biz muhakkak ki Allah içiniz (O'na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O'na döneceğiz (ulaşacağız).” derler.
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol