36- YÂSÎN SURESİ

YÂSÎN SURESİ
Sure ismini, iki harften ibaret olan ilk ayetten almıştır. Bu sureye "Kalbü'l-Kur'an" (Kur'an'ın kalbi), "el-Azı­me" (Büyük, yüce sure), "el-Muımme (dün­ya ve ahiret hayrını yaygınlaştıran), "el­-Müdâfi'a" (dünya ve ahiret sıkıntılarını, korku ve kötülükleri uzaklaştıran), "el-Ka­dıye" (istek ve ihtiyaçları yerine getiren) isimleri de verilmiştir. 
"Yâ-sîn", huruf-ı mu­katta'adandır. Bunların gerçek anlamını Al­lah bilir. An­cak "Yâsîn"in Arap dilinin Tayy kabilesi lehçesinde ("ya enis”in kısaltılmışı olarak) "ey insan!" anlamına geldiği ve bununla Hz. Peygamber'e hitap edilmiş olduğu ge­nellikle kabul edilir.1 
Yâsîn suresi 83 ayettir. Mekke'de, Cin suresinden sonra inmiştir. 45. ayetinin Medine’de indiğine dair rivayet vardır.
Mushaftaki resmi sırası itibarıyla 36., iniş tarihine göre ise 41. suredir. 
Yâsîn suresi Kur'ân'ın kalbi kabul edilmiş ve Müslümanlar arasında ayrı bir özellik kazanmıştır. Bu surenin faziletiyle ilgili birçok hadis nakledilmiştir. Bunların bazılarında Peygamberimiz (s.a.), Yâsîn okuyanın çok se­vap kazanacağını, mağfiret olunacağını, sabahleyin bu sureyi okuyana kolaylık verileceğini, gece okuyanın bağışlanmış olarak sabahlayacağını bildirmiştir. Başka bir hadislerinde de şöyle buyurmuştur: "Yâsîn, Kur'an'ın kalbidir. Sadece Allah'ı ve ahiret yur­dunu isteyerek onu okuyan kimseyi Allah mağ­firet eder. Ölmüşlerinize Yasin okuyunuz."2
Bilginlerden bazıları da, bu tür hadisle­rin ışığında, herhangi bir zor iş için Yâsîn okunursa, Allah’ın o işi kolaylaştıracağını; ölünün başında okunursa, üzerine mağfiret ve rahmet ineceğini, ölmekte olan kimsenin ruhu­nun alınmasını kolaylaştıracağını söylemişlerdir.  Fazileti hakkındaki bu hadislerden dolayı Yâsîn, hastalara, can çekişme halinde bulunanlara okunur.
Belirtmek gerekir ki, Kur'an veya herhangi bir suresinin faziletleri ile ilgili açıklamaları değerlendirirken, bu konudaki temel ilkenin göz önünde tutulması gerekir; bu ilke şu­dur: Kur'an okumaktaki asıl maksat, bir takım maddi sonuçlar beklemek veya ma­nevi tasarruflarda bulunmayı ummak değil, onu anlamak ve gereğini yapmaktır.3
 
Surenin temel konuları:
Bu surede, Peygamberimizin gerçek bir peygamber olduğu ve Kur'an'ın Yüce Allah tarafından indirildiği bildirilmekte, bu gerçekleri kabul etmeyen inkarcılar şid­detle kınanmaktadır. Peygamberimizi ve müminleri teselli etmek ve bir ibret olmak üzere, bir davet (imana çağrı) öyküsü de anlatılmaktadır. Ayrıca, Yüce Allah'ın kud­retine işaret etmek ve bunu delillendirmek amacıyla, göklerdeki ve yerdeki varlıklara ve olaylara dikkat çekilmekte, Cenab-ı Hakk'­ın yegâne ilah ve kâinatın hükümranı ol­duğu ve öldükten sonra dirilmenin kaçınıl­maz bir gerçekte olduğu belirtilmektedir. 
 
Surenin temel mesajları:
-Hz. Muhammed, dosdoğru bir yol üzerinde bulunan ve insanları uyarmak üzere gönderilen gerçek Allah elçisidir. 
-Kur’an, Allah tarafından indirilmiş ilahî bir kitaptır. O bir şiir değildir; dirileri, akıl sahiplerini uyar­mak üzere gönderilmiş apaçık bir kitaptır. 
-Kur’an’a Allah korkusu taşıyan iyi niyetli kimseler uyar. Onlar için Allah’tan mağfiret ve mükâfat vardır. Çıkarlarına düşkün kibirli kim­seler ise inkâr ederler ve bu yüzden onlar azabı hak etmişlerdir.
-İnkarda inat edenlerin Allah basiretlerini bağlar. Bu kişilere uyarı fayda vermez.
-Allah, ölüleri diriltecek ve hesaplarını soracaktır. Allah iyi ve kötü bütün yapılanları tespit etmektedir.
-Geçmişte, kendilerine elçiler gönde­rilen fakat bunlara karşı çıkıp inkarda dire­nen ve bu yüzden korkunç bir çığlıkla he­lak edilen şehir halkı önemli bir ibret örneğidir. 
-Allah, bir toplumu cezalan­dırmak isterse, gökten ordu indirmesine gerek yoktur. Bir çığlık, bir deprem, bir fe­laket, onların işini bitirmeye yeter. Bundan ders alınmalıdır. 
-İnsanların, kupkuru topraktan nice bitki ve meyvelerin bitmesinden, yerden çıkan sulardan, çift çift yaratılan canlılardan, gece ve gündüzden, güneş ve aydan, suyun kaldırma gücüyle gemilerin denizlerde yüzmesinden ib­ret alıp Allah'a ve öldükten sonra dirilmeye inanmaları gerekir. Bunlardan ibret alıp inanmayanların davranışları akılsızcadır.
-Ay ve güneş için Allah tarafından bir yörünge tayin edilmiştir. Bu ikisi kendi yörüngelerinde döner durur.
-Allah, yarattıklarına rah­metle muamele etmektedir.
-İnkarcılar, inatçı ve cimri kimselerdir. Kendi hallerine bakmayıp, inananları şaş­kınlıkla suçlamakta ve başlarına gelecek azabın bir an önce gelmesini istemekte­dirler. Örnek verilen şehir halkı gibi, korkunç bir çığlık onların işini bitir­meye yeterlidir. 
-Sura üflendikten sonra, herkes dirilip Yüce Allah'ın huzuruna getirilince, inkarcı­lar dünyada yaptıklarından ötürü büyük bir pişmanlık duyacaklardır. O gün ağızlar mühürlenecek ve vücudun di­ğer organları yaptıklarını bir bir anlatacak­tır. Müminler, nimet dolu cennetlere, inkarcılar ise cehenneme atılacak ve kimseye zerre kadar zulmedilmeyecektir.
-Allah dileseydi, inkarcıları daha dün­yada iken cezalandırırdı; onları insan kılı­ğından çıkarıp perişan ederdi. 
-İnsanlar, ar­alarındaki yaşlı kimselere bakıp insanın nasıl geriye, çocukluk çağındaki konumuna doğru bir seyir takip ettiğini ince­lemeli ve bundan ders almalıdırlar. 
 
1. Abdurrahman Çetin, “Yasin Suresi”, İslam’da İnanç, İbadet ve Günlük Yaşayış Ansiklopedisi, V/477.
2. Ebu Davud, Cenaiz, 24; ibn Mace, Cenaiz, 4.
3. Abdurrahman Çetin, “Yasin Suresi”, İslam’da İnanç, İbadet ve Günlük Yaşayış Ansiklopedisi, V/477.
 

 
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم Geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, Allah'ın gökten rızık (sebebi olarak yağmur) indirip, onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde, rüzgarları evirip çevirmesinde aklını kullanan bir toplum için deliller vardır. Câsiye, 45/5 Bir Hadis "Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz." (Tirmizî, "Cum’a", 80) الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُواْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعونَ Onlar ki, kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman: “Biz muhakkak ki Allah içiniz (O'na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O'na döneceğiz (ulaşacağız).” derler.
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol