30- RUM SURESİ
RUM SURESİ
İlk ayetlerinde, İranlılarla yapılan savaşta yenilgiye uğrayan Rumların (Bizanslılar) tekrar galip gelecekleri anlatıldığından sureye bu ad verilmiştir.
Sure 60 ayettir. 17. ayet hariç, surenin tamamı Mekke'de, İnşikak suresinden sonra inmiştir.
Mushaf'taki sıralamada 30., iniş sırasına göre ise 84. suredir
Rum suresi, çok önemli bir gayb olayını haber vererek başlar. Bu olay, Bizanslılarla İranlılar arasında meydana gelecek savaşta Bizanslıların galip gelmesi olayıdır. Olay, Kur'an-ı Kerim'in haber verdiği gibi meydana gelmiş ve böylece haber gerçekleşmiştir. Bu olay, Hz. Muhammed’in getirdiği vahyin doğruluğunu gösteren en açık delillerden ve Kur'an'ın en büyük mucizelerindendir.
Surenin temel konuları:
Allah'ın müminlere yardım etmesi,
İnkârcıların başlarına gelenler ve ahiretteki durumları,
Allah'ın varlığını, birliğini ve kudretini gösteren deliller,
Sadece Allah'a inanıp ibadet etmenin lüzumu,
Ahiretin gerçek oluşu,
Darlıkta da bollukta da Allah'a bağlanmanın ve hak yolda sebat etmenin gereği.
Surenin temel mesajları:
- Ehli kitap, Allah katında müşriklerden daha üstündür. Ehli kitap olan Rumların (Bizanslılar) bu yüzden müşrik olan Perslere galip geleceği haber verilmiştir.
- Kur'an-ı Kerim'in’in Rumların galip geleceğini haber vermesi, onun mucize bir kitap olduğunun bir delilidir.
- Yüce Allah, dilediğine yardım eder ve onun yardım ettikleri de mutlaka galip gelir.
- Yüce Allah, peygamberlerini yalanlayan, ayetlerini inkar edip alaya alan inkarcıları daha dünyada iken cezalandırmıştır. Kişi, çevresine dikkatle bakıp düşünmeli, gezip gördüğü yerlerde geçmiş toplumların başlarına gelenlerden ibret almalıdır.
- İnsanları yaratan Allah, onları öldükten sonra da diriltecektir. Kıyamet kopunca suçlular, umutsuzluk içinde susacaklar, onlara şefaat eden de çıkmayacaktır. Onlar azaba uğrayacak, inanıp iyi işler yapanlar ise cennetle ödüllendirecektir.
- Gece ve gündüz, daima Allah'ı tespih etmek gerekir. Çünkü her şeyi yaratan, öldürüp dirilten ve canlılara rızık veren Allah övülmeye layık olandır.
- Onun eşi ve ortağı yoktur. Onun yarattıklarını ona ortak kılmak akılsızlıktır.
- İnsan fıtratına en uygun din, tevhid dinidir. Allah insanı bu özellikte yaratmıştır. Bu yüzden insan fıtratına dönmeli; Allah'a yönelip ondan korkmalı, namazı kılmalı ve ona ortak koşanlardan olmamalıdır.
- Başa bir sıkıntı geldiğinde Allah’ı hatırlayıp ona sığınmak, sıkıntı ortadan kalkınca onu unutmak nankörlüktür. Bu, müşriklerin özelliğidir.
- Bir iyilik dokunduğunda sevinmek, bir kötülük dokunduğunda ise üzülüp ümitsizliğe düşmek doğru değildir.
- Allah nimeti dilediğine verir. Allah'ın verdiğine razı olmak gerekir.
- Mümin, akrabaya, yoksula ve yolcuya yardım etmelidir.
- Malın artması için alınan faiz malın bereketini giderir; fakat Allah için zekat ve sadaka vermek, malı kat kat artırır.
- İnsanların akılsızca davranışları yüzünden dünyanın düzeni bozulmaktadır. İnsanların başlarına gelen felaketlerin çoğu kendilerinden kaynaklanmaktadır. Yüce Allah, onları başlarına gelen bu felaketlerle uyarmaktadır.
- Allah'a ortak koşanların sonu felakettir.
- Rüzgarlar, Allah'ın varlığının işaretlerindendir. Allah, rüzgarlarla bulutları hareket ettirir, bulutlardan yağmur çıkarır, yağmurla da toprağı canlandırır. Bu, Yüce Allah’ın ölüleri tekrar nasıl dirilteceğinin de bir misalidir. Ancak kalbi hakikate kapalı olanlar bunu anlayamazlar.
- Kıyamet günü suçlular, dünya hayatının ne kadar kısa olduğunu anlayacaklar ve pişmanlık duyacaklardır. Fakat bu pişmanlık fayda vermeyecektir.
- Yüce Allah, Kur'an-ı Kerim'de, insanların hakikati kavrayıp anlamaları için her çeşit misale yer vermiştir. Buna rağmen inanmamakta direnenler için yapılacak bir şey yoktur. Onların inançsızlıkları karşısında sabırlı olunmalı, olumsuz davranışları müminleri üzüntüye, yılgınlığa, gevşekliğe ve telaşa sevk etmemelidir.
- Allah’ın hidayet vermediğine hiç kimse hidayet veremez.
- Dinde ayrılığa düşüp hakikatin kendisinde olduğunu iddia etmek yanılgıdır.