75- KIYÂME SURESİ
KIYÂME SURESİ
Sure adını, birinci ayetinde geçen “kıyame” kelimesinden almıştır. Yüce Allah ilk ayette, kıyamet üzerine yemin etmektedir. Bu sure, "Lâ uksimü" adıyla da anılmaktadır
40 ayetten oluşan Kıyâme suresi, Mekke’de inmiştir.
Mushaftaki sıralamada 75., nüzul sırasına göre ise 31. suredir.
Bu surenin temel konuları şunlardır:
Nefs-i levvâme,
İnsanın ikinci kez yaratılışı,
Kıyamet sahneleri,
İnsanın amel defterini okuması,
Kıyamette Allah’ın görülmesi,
İnsanın yaratılış süreci,
İnsanın başı boş olmaması.
Surenin temel mesajları şunlardır:
- Surede Allah, kıyamet gününe ve nefsi levvameye yemin ederek, insanların parmak uçlarını bile tekrar bir araya getirebileceğini belirtmekte ve böylece yeniden dirilişe inkar edenlere cevap vermektedir.
-İnkar edenler, kıyametin dehşetli olayları karşısında kaçacak yer arayacaklar, fakat bulamayacaklardır.
- İnsan sürekli olgunlaşan bir varlıktır. Kemale doğru yürümektedir. Bu yürüyüş esnasında kat ettiği bir takım mertebeler vardır. Bu mertebelerden birini, kişinin “levvâme” sıfatının ağır bastığı makam oluşturmaktadır. “Levvâme” kelimesi “kendini kınayan” anlamına gelmektedir. Bu mertebede bulunan insanın yaptığı hatalara bakarak, sürekli kendini kınadığı, kendinden memnun olmadığı, fakat kendini de aşamadığı ifade edilmiştir. Konuya başka bir açıdan bakıldığında, “kendini kınayan kişi”, kendini sürekli eleştiren ve bu nedenle başarıyı yakalayamayan kimsenin durumunu anlatmaktadır. Kişinin kendini eleştirmesi, tövbe etmesi ve doğruya yönelmesi bakımından gereklidir. Fakat, ayette “kendini kınayan nefis” kavramıyla anlatılmak istenen, eleştiride aşırı giden, bu eleştiriler sonucunda aşağılık kompleksine kapılan, bu bakımdan yeni şeyler başaramayan kişinin özelliklerini anlatmaktadır. Bunun yanı sıra, “kendini kınayan nefis” kavramı, olumlu anlamda hatalarını görebilen ve ondan dönmesini bilen, yüce Allah karşısında kendini küçük görme erdemine ulaşmış kişiliği kastediyor olması da mümkündür.
- Güneş ve ayın bir araya getirilmesi, yani evrenin ilk haline dönüştürülmesi, kıyametin kopuş sahnelerinden biri olarak anlatılmaktadır. Güneşle ayın bir araya gelmeleri, kıyametin kopuşu esnasındaki olaylardan birini anlatmakta ise de, güneşle ayın, yörüngeleri değişerek birbirlerine yaklaşmaları, gezegenimizin tehdit altına girecek olması, kıyametin alametlerinden biri olarak da görülebilir.
- Hesap gününde, insana amel defteri verilecek, insan defterini okumak için aceleyle dilini hareket ettirmeye çalışacaktır. Fakat, yüce Allah, insanı uyarmakta ve dilini depreştirmesine gerek olmadığını, kitabının kendisine kolayca okutulacağını bildirmektedir. Bu surenin16-19. ayetlerinin peygamberimizle alakalı olduğu söylenmiştir. Bu yoruma göre, peygamberimiz kendisine Kur’an geldiğinde onu unutmamak için aceleyle tekrar etmeye çalışmaktaydı. Bunun üzerine bu ayetler inerek, Kur’an’ı öncelikle dinlemesi gerektiği, Kur’an’ın onun hafızasına yazılacağı ve gerektiğinde anlamlarının açıklanacağı yorumu yapılmıştır. Fakat, siyak sibak ilişkisi içerisinde bakılacak olursa, ayetlerin kıyamet gününde insanın amel defterini okuma çabasıyla ilgili olduğu da söylenebilir.
- Ahirette “bir takım yüzlerin rablerine bakacak” olduklarından bahsedilmektedir. Ayette geçen “nâzıra” kelimesi bakmak veya beklemek, ummak gibi anlamlara gelmektedir. Bazı Mutezili alimler, nâzıra kelimesinin ummak, beklemek anlamlarından hareketle, ayete “onlar rablerinin ikramını, affını, lutfunu beklerler” anlamını vermekte ve bu ayetin ahirette Allah’ın görülmesine delil olamayacağını söylemektedirler. Ehl-i sünnet uleması ise ilk anlamı tercih ederek ahirette Allah’ın müminler tarafından görüleceğini söylemişlerdir. Ehl-i Sünnet’in verdiği bu ikinci anlamın daha gerçekçi olduğu görülmektedir
- İnsan öldüğünde sadece imandan sorguya çekilmeyecek, aynı zamanda namaz gibi ibadetleri de kendisine sorulacaktır.
- İnsan, başıboş bırakılmış bir varlık değildir; onun sorumlulukları ve görevleri vardır. Allah’a inanmak ve salih amel işlemek onun temel görevidir.
- İnsan, bir süreçten geçirilerek yaratılmıştır.