109- KÂFİRÛN SURESİ

KÂFİRÛN SURESİ
Sure adını, ilk ayetinde geçen ve "İnkârcılar" anlamına gelen "kâfirun" keli­mesinden almıştır. Kâfirlere hitap ettiği için bu ismi almıştır. Sure, "Kul yâ eyyühe'l-kâfirûn”, “Mukaşkışe”, “İhlâs”, “İbadet”, “Dîn" adla­rıyla da anılmaktadır. Aynca İhlâs süresiyle birlikte bu iki sureye "İhlâsayn (iki İhlâs)" adı verilmiştir.1 
Müfessirler bu surenin faziletiyle ilgili olarak, Hz. Peygamber'in, "Kul hüvellahu ehad Kur'an'ın üçte birine denktir, Kul yâ eyyühel-kâfirûn ise dörtte birine denktir" buyurduğunu; Sahâbe'den birine, "Uyumak üzere yatağına yattığında Kul yâ eyyuhel-kâfırûn sûresini oku; bunu okursan şirk inancına sapmaktan korunur­sun" dediğini naklederler.2
4. ayetten oluşan sur, Mekke’de inmiştir. 
Mushaftaki sıralamada 109., nüzul sırasına göre ise 18. suredir.
 
Bu surenin temel konuları şunlardır:
Surede, Hz. Peygamber'in inkârcılarla şirk ve sapkınlıkta birleşemeyeceği ifade edilmekte ve İslâm dininin şirkten uzak tutulması hedeflenmektedir.
 
Surenin temel mesajları şunlardır:
- Peygamberimizin bu sureyi sabah namazlarında sıkça okuduğu rivayet edilmiştir.
- Gece yatarken okunduğu takdirde şirkten uzak kalınacağı nakledilmiştir.
- Surede her ne kadar ilk anda Mekkeli müşrikler muhatap alınmakta ise de, genel anlamda tüm inanmayanların muhatap olacağı açıktır. Bu hitap, sadece Peygamberimizin dönemiyle kayıtlı olmayıp, günümüze kadar her asrı içine almaktadır.
- Müşrikler peygamberimize putlara ibadet etmesini teklif etmişler, buna karşılık kendilerinin de Allah’a ibadet edeceklerini söylemişlerdi. Bu teklifin arkasında sinsi bir oyun olduğu çok açıktı. Bir peygamberin ve bir müminin bir anlık dahi olsa Allah’tan başkasına ibadet etmesi mümkün değildir. Bu nedenle, bu surede müşriklerin teklifleri reddedilirken, “siz benim ibadet ettiğime ibadet etmezsiniz” demek suretiyle, müşriklerin hile ve oyunlarını da ortaya koymuş olmaktadır.
- Müslümanlar kıyamete kadar bu gibi tekliflerle karşılaşabiliriler. Bu teklif tamamen bir tapınma şeklinde olmayıp, bir kültürün, bir medeniyetin, bir ibadetin veya bir ritüelin, şekil değiştirmiş tarzda da olsa tesiri şeklinde olabilmektedir. Müslümanların bu gibi durumlar karşısında dikkatli olmaları gerekmektedir.
1. Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kâfi Dönmez, Prof. Dr. Sabrettin Gümüş, Kur’an Yolu: V/671.
2. Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sabrettin Gümüş, Kur’an Yolu:V/671.
 

 
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم Geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, Allah'ın gökten rızık (sebebi olarak yağmur) indirip, onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde, rüzgarları evirip çevirmesinde aklını kullanan bir toplum için deliller vardır. Câsiye, 45/5 Bir Hadis "Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz." (Tirmizî, "Cum’a", 80) الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُواْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعونَ Onlar ki, kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman: “Biz muhakkak ki Allah içiniz (O'na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O'na döneceğiz (ulaşacağız).” derler.
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol