16- NAHL SURESİ

NAHL SURESİ
 
Sure ismini, 68. ayette geçen “Nahl” kelimesinden almaktadır. Nahl, bal arısı demektir. Surenin ismi, Allah'ın yaratıcı kudretinin bir arıda nasıl tecelli ettiğine işaret etmektedir.  Bu sureye “Niam suresi” de denmektedir.
Hemen bütün kaynaklara göre, bu sure Hz. Peygamber'in Medine'ye hicretinden birkaç ay önce Mekke’de, Kehf suresinden sonra inmiştir. Bazı müfessirler surenin son üç ayetinin Medine dönemine ait olduğunu söylemişlerdir.
Nahl suresi 128 ayettir. Mushaftaki resmi sırası itibarıyla 16, iniş sırasına göre ise 70. suredir. 
 
Surenin temel konuları:
Bu sure temel olarak, Allah’ın varlığının (uluhiyet), birliğinin (vahdaniyet) ve kudretinin delilleri,  öldükten sonra dirilme,  mahşer yerinde toplanma ve amel defterlerinin dağıtıl­ması konularını içermektedir. Bunlardan başka aşağıdaki konulara da surede değinilmektedir:
Tabiattaki bazı varlıkların özellikleri ve bunlar üzerinde düşünülmesi,
Allah’ın verdiği nimetler ve bu nimetler karşısında insanların tutumları, 
Ahiret hayatının tasviri,
Peygamberlerin özellikleri ve görevleri,
Ahlâka dair bazı meseleler,
Şeytanın insanlar üzerindeki etkisi.
 
Surenin temel mesajları:
- Her şeyi yaratan Allah’tır ve onun yaratması süreklidir.
- Bal arısı da dahil bütün hayvanları Allah insanlar için yarmıştır. İnsan bunu bilmeli ve Allah’a şükretmelidir.
- İnsan, Allah’a ortak koşmamalıdır.
- Allah, her şeyi bilmektedir.
- Allah, bal arısı da dahil bütün canlıların yaşamlarını düzenlemektedir.
- İnkarcıların ahiretteki durumları çok kötü olacaktır.
- Kur’an’ın bir lütuf olduğuna inanan ve hayır işleyenler muttakidirler. Bunlar hem dünyada ham ahirette mutlu olacaklardır.
- Her millete bir elçi gönderilmiştir.
- Yüce Allah, kendi yolunda zorluklara katlananlara hem dünyada ham ahirette karşılığını verecektir.
- Peygamberler olağanüstü varlıklar değil, birer insandırlar.
- Kötü tuzaklar kuran, fitne ve fesat çıkaranlar ummadıkları bir anda Allah’ın gazabıyla karşılaşabilirler. 
- Evrendeki her şey Allah’a boyun eğmiştir; her şey ona secde etmektedir.
- Sıkıntı anında Allah’a yalvarıp, sıkıntıdan kurtulunca onu unutmak nankörlüktür. İnsan daima Allah’ı hatırlamalı ve ona şükretmelidir.
- Kız çocuk da erkek çocuk da Allah’ın lütfudur. Erkekleri üstün görüp kızları hakir görmek doğru değildir.
- Allah’ın hidayet vermediğine hiç kimse hidayet veremez.
- Allah, kötüleri anında cezalandırmaz, onlara mühlet verir. Böyle davranmasaydı yeryüzünde insan kalmazdı.
- Sabır ve tevekkül, müminin özellikleridir.
- Mümin, sadece Allah’tan korkmalıdır.
- Allah’a çocuk isnat etmek küfürdür.
- Allah, kimi insanları gençken öldürür kimi insanları da bunak yaşlılığa eriştirir. 
- Gaybı sadece Allah bilir.
- Dinde zorlama yoktur; kişiye düşen görev güzelce uyarmaktır.
- İnsan adaletli olmalı, ihsanda bulunmalı, yakınlarını gözetmeli, ahdine bağlı olmalı, yeminini bozmamalı, çirkin işlerden, kötülüklerden ve zorbalıklardan uzak durmalıdır. Bunlardan uzak durmak, müminin özelliklerindendir.
- Allah, insanları imtihan için farklı farklı yaratmıştır.
- Kadın ve erkek, inanan ve salih amel işleyen herkes karşılığını görecektir.
- Şeytan, inananlara zarar vermez.
- Ağır zorlama durumlarında dilden inkar etmenin sorumluluğu yoktur.
- Allah, hak yolunda işkence gören, savaşan, göç ettirilen ve bunlar karşısında sabredenlerin yanındadır.
- Allah’ın helal kıldığı nimetlerden yararlanılmalıdır, ancak leş, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesilen hayvan etlerinden kaçınılmalıdır. Bunlar haramdır. Hayati tehlikenin söz konusu olduğu durumlarda bunlardan az miktarda yenilebilir. Çünkü İslam’da esas olan, hayatta kalmaktır.
- Allah adına yalan ve yanlış hüküm vermek sapıklıktır. 
- Allah, cahillikleri dolayısıyla hata işleyip sonra tevbe edenleri bağışlar.
- Düşmana misliyle karşılık verilmelidir.
 

 
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم Geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, Allah'ın gökten rızık (sebebi olarak yağmur) indirip, onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde, rüzgarları evirip çevirmesinde aklını kullanan bir toplum için deliller vardır. Câsiye, 45/5 Bir Hadis "Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz." (Tirmizî, "Cum’a", 80) الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُواْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعونَ Onlar ki, kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman: “Biz muhakkak ki Allah içiniz (O'na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O'na döneceğiz (ulaşacağız).” derler.
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol