23- MÜ'MİNÛN SURESİ

MÜ'MİNÛN SURESİ
Sure adını,  ilk ayetinde geçen ve "inananlar" anla­mına gelen “Mu’minun” kelimesinden alır.  İlk ayetlerinde kurtuluşa eren müminlerin ibadetlerinden, ahlâki yaşayışlarından ve nâil olacakları uhrevî nimetlerden bahsedildiği için sure "el-Mü'minûn" adını almıştır.
Hz. Ömer'in bildirdiğine göre, Hz. Pey­gamber'e vahiy geldiği zaman, yüzünün etrafında arı uğultusuna benzer sesler işi­tilirdi. Bir gün yine kendisine vahiy geldi. Bir süre sonra vahiy halinden sıyrıldı. Kıb­leye dönüp ellerini kaldırdı ve şöyle dua etti: "Allah'ım, bize olan hayrını bollaştır, azaltma. Bizi yükselt, alçaltma. Bize ihsan et, mahrum eyleme. Bizi üstün kıl, başkalarını bize üstün kılma. Bizi memnun et ve bizden razı ol". Daha sonra Hz. Pey­gamber: "Bana on ayet indirildi. Kim, onla­rın gereğini yaparsa, cennete girer" buyur­du ve ardından "Kad eflaha'l-müminun" dan başlayarak on ayeti okudu.1
Başında müminlerin zafere ulaşacakları, sonunda da kötülerin cezaya çarptırılacakları anlatılan sure, müşriklere son ihtar olup İslâm’ın parlak geleceğinin müjdesidir.
Sure 118 ayettir. Mekke’de, Enbiya suresinden sonra inmiştir.
Mushaftaki resmi sıralamada 23., iniş sırasına göre ise 74. suredir. 
 
 
Surenin temel konuları: 
Kurtuluşa eren müminlerin özellikleri,
Yüce Allah'a inanıp ibadet et­menin lüzumu,
Peygamberlere karşı tavır alan inkarcıların ortak özellikleri,
Yüce Allah'ın varlığını, birliğini ve kudretini gösteren deliller, 
Allah’ın insanlara olan lütufları,
İnkarcıların ahiretteki durumları,
Dünya hayatına ilişkin uyarılar.
 
Surenin temel mesajları:
- Mümin, namazlarını huşu ile kılmalı, boş sözlerden yüz çevirmeli, ze­katını vermeli, zinadan uzak durup namusu­nu korumalı, emaneti ve ahdini gözetip ye­rine getirmelidir. Bunları yapanlar başarıya ulaşacak ve Firdevs’e (cennet) vâris olup orada ebedi kalacak­lardır.
- Yüce Allah, insanı çeşitli aşamalar­dan geçirerek yaratmıştır. 
- Her şeyi yaratan ve canlılara rızkını veren Allah’tır. Sonunda her şey ona dönecektir. 
- Allah, insanlara pek çok peygamber göndermiş, fakat inkarcılar hep aynı tavrı göstererek onları yalanlamışlardır.  Allah da onları helak etmiştir. Peygamberleri inkar eden ve hak yoldan uzak kalan geçmişteki inkarcıların başlarına gelenlerden ibret alınmalıdır.
- Yüce Allah, insanlara güzel şeylerden yiyip yararlı işler yapma­larını, sadece kendisinden korkmalarını öğütlemektedir. 
- Gerçek müminler; Allah'tan korkan, onun ayetlerine inanan, ona hiçbir şeyi ortak koşmayan, sadece Allah rızası için harcamada bulunan, hayırda yarışıp öne geçen kimselerdir.
- Allah, kimseye gücünün üstün­de bir şey yüklememiştir. Herkesin yaptığı tespit edilmektedir ve kimseye haksızlık edilmeyecektir. 
- Hz. Muhammed, insanlara hakkı ve adaleti getirmiş, onları doğru yola çağırmıştır. Günümüzde Hz. Muhammed’in bu mesajı daha çok önem kazanmaktadır.
- Müminler sabırlı olmalı, kötülüğe karşılık iyilik yap­malı, şeytanın vesvesesinden ve azgınların başına gelecek ilahi azaptan Allah'a sığın­malıdırlar.
- Ölüm geldikten sonra pişmanlığa dü­şüp, dünyaya geri dönmeyi ve iyi işler yap­mayı istemenin hiçbir yararı olmaz. Bu bakımdan bu dünya hayatını iyi değerlendirmek gerekir.
- Kıyamet gününde herkes kendi derdine düşecektir; kimsenin kimseye o gün yararı dokunmayacaktır. 
- Yüce Allah, kendisine inanıp merha­met dileyenleri mükafatlandıracak, mümin kullarıyla alay eden inkarcıları ise ceza­landıracaktır.
 
 
----------
Elmalılı, Hak Dini Kur’an Dili, Eser Neşriyat, 5/3426.

 
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم Geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, Allah'ın gökten rızık (sebebi olarak yağmur) indirip, onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde, rüzgarları evirip çevirmesinde aklını kullanan bir toplum için deliller vardır. Câsiye, 45/5 Bir Hadis "Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz." (Tirmizî, "Cum’a", 80) الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُواْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعونَ Onlar ki, kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman: “Biz muhakkak ki Allah içiniz (O'na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O'na döneceğiz (ulaşacağız).” derler.
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol