20- TÂ-HÂ SURESİ

TÂ-HÂ SURESİ
İsmini, surenin başındaki “tâ-hâ” harflerinden (huruf-u mukattaa) almıştır. Bu sureye "el-Kelâm" suresi de denilir.
Tâ-Hâ suresi 135 ayettir. Meryem suresinden sonra ve Hz. Ömer Müslüman olmadan önce Mekke’de inmiştir. 130-131. âyetlerinin Medine'de indiğine dair rivayet vardır.
Mushaftaki resmi sırası itibarıyla 20., iniş tarihine göre ise 45. suredir.
Bir önceki Meryem suresinde Hz. Zekeriyya, Hz. Yahya, Hz. İsa, Hz. İbrahim ve Hz. Musa gibi on peygam­berin kıssası anlatılmıştı. Bu surede de adı geçen peygamberlerin kıssaları daha ayrıntılı anlatılmıştır.
Rivayetlere göre Hz. Ömer’in Müslüman oluşuyla bu surenin bir ilgisi bulunmaktadır. Çok iyi bilinen sahih bir hadise göre Hz. Ömer, Peygamber'i (s.a) öldürmek için yola çıktığında bir adama rastladı. Adam ona: "Sen her şeyden önce kızkardeşinin ve eniştenin Müslüman olduğunu bilmelisin" dedi. Bunu duyan Ömer (r.a) doğruca kız kardeşinin evine gitti. Orada kardeşi Fatıma ve eniştesi Said ibn Zeyd'i Habbab b. Eret'den bir kâğıt parçasında yazılı olan bir şeyler öğrenir buldu. Fatıma onun geldiğini görünce kâğıt parçasını hemen bir yere sakladı, fakat Hz. Ömer (r.a) okunanları duymuştu, bu yüzden sorular sormaya başladı. Daha sonra eniştesini dövdü ve kocasını korumaya çalışan kız kardeşini de yaraladı. Sonunda her ikisi de "Evet Müslüman olduk, ne yaparsan yap" diye itiraf ettiler. Hz. Ömer kız kardeşinin başından akan kandan etkilendiği için "okuduğunuz şeyi bana gösterin." dedi. Kız kardeşi ondan kâğıdı yırtmayacağına dair yemin aldı ve "Temizlenmeden ona dokunamazsın" dedi. Bunun üzerine Ömer (r.a) yıkandı. Bu surenin yazılı olduğu kâğıdı okumaya başladığında "Ne mükemmel bir şey!" diye bağırmaktan kendini alamadı. Bunu duyan Habbab, onun ayak seslerini duyduğunda gizlendiği yerden çıkarak: "Allah'a andolsun, Allah sana Peygamberinin davetini tebliğe hizmet ettirecek. Çünkü dün Peygamber'in (s.a): 'Rabbim, ya Ebul Hakem b. Hişam (Ebu Cehil), ya da Ömer b. Hattab ile İslâm'ı destekle' diye dua ettiğini duydum. Ey Ömer Allah'a dön, Allah'a dön!" dedi. Bu sözler o denli ikna edici idi ki Ömer (r.a) Habbab'la birlikte, İslâm'ı kabul etmek üzere Peygamber'in (s.a) yanına gitti. 1 
Hz. Ömer'in bu sure vesilesiyle Müslüman oluşu, İslâm tarihinin önemli bir olayıdır.
 
Surenini temel konuları:
Bu surede, diğer Mekkî surelerde olduğu gibi tevhid, nü­büvvet ve öldükten sonra diriliş gibi İslâm dininin esasları üzerinde durulmaktadır. Surenin baş taraflarında Yüce Allah'ın egemenlik, azamet, kudret ve ilmi etkileyici bir şekilde anlatılmıştır. Hz. Ömer’in İslâm’a girişinde surenin bu ayetleri etkili olmuştur. Surede ele alınan diğer konular şunlardır:
Kur’an-ı Kerim’in nitelikleri,
Hz. Musa kıssasından geniş bir bölüm; ona verilen mucizeler,
Bazı peygamberlerin kıssalarından ibret verici bölümler,
İsrailoğullarının tutum ve davranışları, zaman zaman isyan edip hak yoldan ayrılmaları,
Kur'an-ı Kerim kıssalarının amacı ve faydaları, 
Namaz kılmanın gereği,
Kıyamet ve ahiret hâlinin tasviri, 
Hz. Muhammed’in müşriklerle ilişkileri.
 
Surenin temel mesajları:
- Kur'an-ı Kerim, insanlar için bir öğüt ve uyarıdır. İnsanlar onun öğüt ve uyarılarından yararlanırlarsa her iki dünyada mutlu olacaklardır. 
- Kainattaki her şey Allah'ındır. O, gizli açık her şeyi bilir. Bundan dolayı insanlar davranışlarında dikkatli olmalıdırlar.
- Allah, peygamberlere bir takım mucizeler vermiştir. Fakat inkârda inat edenler üzerinde bu mucizelerin etkisi olmamıştır. Çünkü iman, kalbe dayanan bir olaydır.
- Allah, sabreden müminlere yardım elini uzatır ve onları selamete ulaştırır. İnkârcıları ise helâk eder.
- Ölüm anındaki imanın geçerliliği yoktur.
- Tebliğ, güzel ve yumuşak sözle yapılmalıdır. (Hz. Musa'nın Firavun'a yaptığı gibi)
- Büyücülük batıl bir iştir. Büyücülerin sonu felakettir.
- İnancı korumak için her sıkıntıya katlanılmalı, asla taviz veril­memelidir. 
- Allah'a verilen sözde durulmalı, helâl rızıklardan yiyip şükretmeli, taşkınlık yap­mamalıdır. Bunlar müminin özelliklerindendir. 
- Tebliğ ve irşat görevleri sürdürülmelidir. Toplumdaki bozgunculara asla fırsat verilmemeli, onla­rın insanları kandırıp saptırmalarına engel olunmalıdır. 
- Kur'an'dan yüz çeviren, ahirette sü­rekli azap görecektir. 
- Hesap gününde kimse kimseye yardımcı olamayacaktır. Kişi, bu dünyada iman ederek ve sâlih amel işleyerek ahiret için gerekli hazırlığı yapmalıdır.
- Şeytan, insanın düşmanıdır; onun kandırıcı telkinlerine aldanılmamalıdır. Şeytana uyan kimse, sahip olduğu nimetleri kay­beder ve hüsrana uğrar.
- Allah yoluna giren kişi sapmaz ve sı­kıntıya düşmez.
- Geçmişteki inkarcı toplumların başlarına gelenlerden ibret alınmalıdır. Yüce Allah'ın inkârcıları helak et­memesi, onun vaadi ve hikmeti gereğidir. Verilen mühlet dolunca onların hesabı görülecektir.
-Günün belirli saatlerinde Yüce Allah'ı övüp tesbih etmek, namaz kılmak insanı huzura ve ilahi rızaya kavuşturur.
- Başkalarının sahip olduğu zenginliğe tamah edilmemelidir. 
- Mümin, namazlarını kılmalı, aile fert­lerine de namazı emretmelidir.
------------------------------------
1. Mevdudi, Tefhîmu’l-Kur’an, İnsan Yayınları, 3/217.

 
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم Geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, Allah'ın gökten rızık (sebebi olarak yağmur) indirip, onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde, rüzgarları evirip çevirmesinde aklını kullanan bir toplum için deliller vardır. Câsiye, 45/5 Bir Hadis "Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz." (Tirmizî, "Cum’a", 80) الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُواْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعونَ Onlar ki, kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman: “Biz muhakkak ki Allah içiniz (O'na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O'na döneceğiz (ulaşacağız).” derler.
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol