33- AHZÂB SURESİ

AHZÂB SURESİ
Ahzab, "hizb"in çoğuludur. Hizb, gurup, parti, bölük, topluluk gibi anlamlara gelir. Kur'an’ın dörtte birine ve her gün okunması alışkanlık hâline gelen dua demetine de hizip denir. Müslümanlara karşı savaşmak üze­re toplanıp, Medine'yi kuşatmaya gelen ve Hendek (diğer adıyla Ahzab) Savaşı'na sebep olan düşman kuvvetlerine "ahzab" denilmiş; surenin bir bölümünde bu savaştan bahsedildiği için de sureye "Ahzâb suresi" adı verilmiştir.
Sure 73 ayettir. Medine'de, Âl-i İmrân suresinden sonra nâzil olmuştur. 
Mushaftaki resmi sıralamada 33., iniş sırasına göre ise 97. suredir. 
 
Surenin temel konuları: 
Allah'a itaat etmenin önemi,
Zıhar (karısını annesine benzetip ondan uzak durma),
Evlat edinme geleneği,
Hen­dek Savaşı ve müminlerin ve münafıkların bu savaştaki davranışları,
Allah'ın mümin­lere yardımı,
Hz. Peygamber'in aile hayatı ve hanımlarıyla ilgili hükümler; tesettür, aile ilişkilerindeki görgü kurallar,
Allah'ı zikir ve tesbih, Peygamberimize salat ve selam etmenin lüzumu, 
İnsanın sorumluluğu.
 
Surenin temel mesajları:
-Allah'a inanıp, ona güvenmek ve ita­at etmek gerekir. Müslüman kişi, Kur'an'a uymalı, kâfirlere ve münafıklara boyun eğmemelidir.
-Cahiliye adeti olan zıhar (karısını annesine benzetip ondan uzak durmak) ve evlat edinme gelenekleri İslam’a aykırıdır. 
-Müslümanlar, Hz. Peygamber'i can­larından üstün tutmalıdırlar. 
- Hz. Muhammed'e özgü bazı aile hu­kuku hükümleri vardır. Hz. Muhammed’in eşleri diğer mümin kadınlardan farklı bir statüye sahiptirler. Onlar, Pey­gamber eşine yaraşır bir sorumluluk taşır­lar, diğer kadınlardan iki kat daha fazla so­rumludurlar. itaat, ibadet ve ağırbaşlı dav­ranışlarıyla seçkin hanımlardır.
-Müminler, akrabalık bağlarına önem vermelidirler.
-Bütün peygamberler aynı ilahi buyrukları insanlara iletmekle sorumludurlar. Onlardan bu konuda söz alınmıştır.
-Müminler, Hendek Savaşında olduğu gibi bir takım sıkıntılarla zaman zaman imtihan edilirler. Allah’a imanı ve güveni tam olanlar bu imtihanlardan başarıyla çıkarlar. Münafıklar, bu gibi durumlarda kendilerini belli ederler.
-Allah'ın elçisi Hz. Muhammed, inananlar için en güzel örnektir. O, şahit, müjdeleyen, uyaran, hakka çağıran, aydınlatan bir peygamberdir. O, peygamberlerin sonuncusudur. Allah ve melekleri ona dua etmektedir. Müminler de ona salât ve selamda bulunmalıdırlar.
-Allah’a verilen söz sorumluluğu gerektirir. Aynı durum insanlara verilen söz için de geçerlidir.
-Ölümden kaçmak mümkün değildir. Savaştan kaçarak ölümden kurtulunmaz. Ölüm, her yerde insana ulaşır.
-Allah’ın kul için takdir ettiği iyiliği veya musibeti hiçbir şey engelleyemez. Allah’tan başka sığınılacak yoktur.
-Allah'a gönülden inanıp ona teslim olan, ibadet eden, doğru, sabırlı ve Allah'a boyun eğip alçak gönüllü olan, sadaka veren, oruç tutan, namuslarını koruyan, Allah'ı çok anan erkek ve kadınlar için Yüce Allah, mağfiret ve büyük bir ödül hazırlamıştır.
-Müminler, Allah’ın ve Resulü’nün verdiği hükümlere kesinlikle uymak zorundadırlar; çünkü onlara karşı gelen, sapıklığa düş­müş olur. 
-Allah, sadakat gösterenleri ödüllendirecektir.
-Allah’a ve Resulüne dil uzatanlar lanet­lenmiştir. İnananları haksız yere incitenler de sorumludur.
-Melekler, müminler için bağışlanma ve selamet dilerler. Allah, müminlere karşı çok merhametlidir.
-Mümin erkekler, eşlerini boşanma konusunda eziyet etmemelidirler.
-Başkasının özel mekanına girilirken izin alınmalıdır.
-Allah, gizli açık her şeyi bilmektedir.
-Mümin kadınların tesettüre uymaları gerekir. 
-Müslüman bir toplum içinde bozgun­culuk yapıp karışıklık çıkaranlar etkisiz ha­le getirilmelidirler.
-Kıyametin vaktini sadece Allah bilir.
-Kafirler Allah’ın rahmetine nail olamazlar. Onlar için elim bir azap vardır. Son pişmanlık onlara fayda vermeyecektir. 
-İnsanları yoldan çıkaran önderlere tabi olanlar, ahiret gününde onları lanet edecekler ve azaplarının iki kat artırılmasını isteyeceklerdir.
-Müminler, Allah'tan korkup doğru­luk üzere olmalıdırlar. Doğruluk onların işlerini kolaylaştıracaktır.
-İnsan, hiçbir varlığın kabul etmediği emaneti (Allah’ın kitabını) yüklenerek büyük bir sorumluluk üstlenmiştir. Allah, bu emanetin gereğini yerine getirenleri ödüllendirecek, emanetin gereğini yerine getirmekten kaçınan müşrik ve münafıkları ise cezalandıracaktır.

 
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم Geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, Allah'ın gökten rızık (sebebi olarak yağmur) indirip, onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde, rüzgarları evirip çevirmesinde aklını kullanan bir toplum için deliller vardır. Câsiye, 45/5 Bir Hadis "Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz." (Tirmizî, "Cum’a", 80) الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُواْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعونَ Onlar ki, kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman: “Biz muhakkak ki Allah içiniz (O'na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O'na döneceğiz (ulaşacağız).” derler.
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol