14- İBRAHİM SURESİ
İBRAHİM SURESİ
Hz. İbrahim'in kıssasının bir bölümünü ihtiva ettiği için bu sureye, "İbrahim Suresi" denmiştir. İbrahim isminin kökeni İbranicedir. İbranicede bu isim “Milletlerin Babası” anlamına gelir. Kur’an-ı Kerim’deki “Milleti İbrahim” ifadesi “İbrahim” isminin anlamına işaret etmektedir.
Nûh sûresinden sonra inen sure, 52 ayetten oluşmaktadır. 28 ve 29. ayetler Medine'de, diğerleri Mekke'de inmiştir.
Mushaftaki resmi sırası itibarıyla 14. sure olan İbrahim suresi, iniş sırasına göre Osman Mushafı’nda 72, İbn Abbas Mushafı’nda ise 69. suredir.
Bu surenin temel konuları şunlardır:
Bu sure, genel olarak, Hz.İbrahim’in Mekke'deki hayatından, Araplarla ve İsmail (as) ile ilişkilerinden bahseder. Bilindiği gibi İbrahim ve İsmail, Kâbe’yi bina etmiş, hidayet etmesi için Allah’a dua etmişlerdi. İbrahim (as), Rabbine dua ederek kendisini ve çocuklarını putlara tapmaktan uzak tutmasını, Mekke'ye yerleştirdiği hanımı ve oğlu İsmail'i çeşitli mahsullerle rızıklandırmasını ve kendisinin ve zürriyetinin namaz kılanlardan olmasını istemiştir. Bunun dışında aşağıdaki konulara da surede temas edilmiştir:
İslâm’ın Allah'a, peygamberlere, öldükten sonra dirilmeye ve hesaba çekilmeye imanla ilgili iman esasları,
Allah'ın varlığı, birliği ve kudretiyle ilgili deliller,
Kuran-ı Kerim'in indirilmesindeki amaç,
Peygamberlerin özellikleri, gönderiliş amaçları ve görevleri,
İnsanlara verilen nimetler,
Küfrün ve imanın hükmü,
İnkarcıların karşılaşacakları durumlar,
İnsanlara gönderilen mesajların nitelikleri,
Bazı peygamberlerin kıssalarından özetler,
İnsanların peygamberlere karşı tutumları ve bu tutumlarından dolayı başlarına gelenler,
Helak edilen kavimler,
Hesap gününde şeytanla ona tabi olanlar arasında yaşanacak olanlar,
Cehennem tasvirleri,
İman ve küfürle ilgili benzetmeler,
Azabın kıyamet gününe kadar geciktirilmesinin hikmeti.
Bu surenin temel mesajları:
-Kur’an-ı Kerim, Allah tarafından gönderilmiş bir kitaptır.
-Allah, insanlara anlasınlar diye kendi dillerini konuşan peygamberler göndermiştir.
-Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ındır.
-Ahireti bırakıp dünyayı tercih eden, hak yoldan insanları alıkoyan ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaran inkarcılar için şiddetli azap vardır.
-Bütün peygamberler insanları tek bir Allah’a inanmaya ve güzel işler yapmaya davet etmişlerdir.
-Peygamberler insandır. Onlar da diğer insanların niteliklerine sahiptirler. Kur’an, insanların onları insanüstü varlıklar olarak algılamalarını önlemek için bu surede de peygamberlerin bu özelliklerine vurgu yapmıştır.
-Zalimler ne kadar uğraşsalar da hakikat her zaman galip gelmiştir.
-Yüce Allah şükredenlere fazlasıyla verir, nankörleri ise cezalandırır.
-Müminler Allah’a güvenmeli, Allah yolunda başlarına geleceklere sabretmelidirler.
-İnkarcıların işleri eninde sonunda boşa çıkar.
-Güzel söz, kökü sağlam, dalları göğe uzanmış meyveli bir ağaç gibidir. Kötü söz ise köksüz bir ağaca benzer. Bundan dolayı insanlar güzel söz söylemelidirler.
-İnkarcı liderler, toplumları felakete sürüklerler.
-Mümin, namazlarını kılmalı ve Allah yolunda harcamalarda bulunmalıdır.
-Müminler Allah’a sık sık dua etmelidirler. Bu konuda Hz. İbrahim’in duaları örnek alınmalıdır.