29- ANKEBÛT SURESİ

ANKEBÛT SURESİ
“Ankebut”, örümcek anlamına gelmektedir.  41. ayetinde inkârcıların işleri örümcek ağına benzetildiği için sure bu ismi almıştır. 
Sure 69 ayettir. Mekke'de, Rum suresinden sonra inmiştir. Ancak 1-11. âyetlerin Medine'de indiği rivayet edilmiştir.
Mushafta 29., iniş sırasına göre ise 85 suredir. 
 
Surenin temel konuları:
Bu sure, Allah'ın birliği, peygamberlik, öldükten sonra dirilme ve hesap gibi temel inanç konularını işler. Dolayısıyla bu surenin ağırlık noktasını iman, imtihan ve sabır konuları oluşturur. Özellikle peygamberle­rin kıssaları anlatılırken, fitne ve imtihan konusu uzun ve genişçe bu surede ele alınmıştır. Çünkü Müslümanlar Mekke'de çok büyük zulüm ve sıkıntılarla karşılaşmışlardır. Bu çerçevede surenin temel konularını aşağıdaki sıralamak mümkündür:
Dünya hayatının bir imtihan oluşu,
Güçlüklere karşı sabrın gerekliliği,
Ana babaya itaatin, Allah'ın varlığına, birliğine inanıp sadece ona güvenmenin gerekliliği,
İnkarcı ve iki yüzlülerin inananlara karşı tutum­ları, 
Bazı peygamberlerin kıssalarından ibret verici bölümler,
Peygamberin ve Kur'an'ın doğruluğuna inanmanın önemi,
Kafir ve münafıkların akıbetleri; inanıp cihad eden ve salih amel işleyenlerin kazana­cakları mükafatlar.
 
Surenin temel mesajları:
- Yüce Allah, insanların gerçekten inanıp inanmadıklarını ortaya çıkarmak için onları bir takım sınavlara tabi tutmaktadır. Böylece kimin gerçek mümin ve kimin münafık olduğu anlaşılmaktadır. Zira imanı zayıf ikiyüzlü kişiler, başlarına bir sıkıntı ve işkence gelince, bunu azap ve uğursuzluk olarak değerlendirip imandan dönmeye kalkışırlar. Müslümanlar zafere ulaşınca da onlardan olduklarını söylerler.
- Allah, iman edenlerin hatalarını bağışlar ve örter.
- Ana babaya itaat edilmelidir. Ancak, Allah'a ve buyruklarına isyan konusunda onlara itaat edilmez. 
- Hayat ne kadar uzun olsa da sonsuz değildir. Dokuz yüz elli sene yaşayan Hz. Nuh bunun örneğidir.
- İnkarcılar, müminleri hak yoldan dön­dürmek için her yolu denerler. Bazen zora başvururlar, bazen de “Sizin günahınız da bizim boynumuza olsun" deyip, onları kan­dırmaya çalışırlar. Onlar kıyamette hem kendi gü­nahlarından ve hem de başkalarını saptır­manın günahlarından ötürü hesaba çekileceklerdir. Müminler bu konuda dikkatli olmalıdırlar. Çünkü ahirette hiçbir mazeret geçerli olmayacaktır.
- Hz. Nuh, Hz. ibrahim, Hz. Lut, Hz. Şuayb ve Hz. Musa'nın hak yolunda verdikleri mücadeleler müminler için örnek olmalıdır. Müminler, bu peygamberlerin mücadelelerini örnek alıp metanetlerini kaybetmemelidirler. 
- Geçmişteki inkarcı toplulukların başlarına gelenlerden ibret alınmalıdır. 
- İnsan, çevresini inceleyerek Allah’ın yaratma kudretini anlamalıdır.
- Allah’tan başka güvenilecek dost ve yardımcı yoktur.
- Homoseksüellik, toplumu felakete götüren bir ahlaksızlıktır. Lut kavmi bu yüzden helak olmuştur.
- Allah dilemedikçe, kişi en yakınını bile hidayete erdiremez. Nitekim Hz. Lut’un karısı iman etmemiştir.
-Allah'tan başkasını dost ve koruyucu edinenlerin durumu, kendi ördüğü ağına güvenen örümceğin haline benzer. Örümcek ağı en zayıf ve en çürük yuvadır. İnsan, bu örnekten ibret alıp Allah'a inanmalı, onu gerçek dost bilip yalnız ona dayanıp güvenmelidir.
-Göklerin ve yerin yaratılışında bir düzen vardır. Bu düzenden ibret alınmalıdır.
-Mümin, Kur'an’ı okumalı ve namazını kılmalıdır.
-Namaz, insanı hayasız­lıktan ve kötülükten korur. Kıldığı namaz kişiyi kötülükten ve edepsizlikten alıkoymuyorsa, onun namazı gerçek anla­mıyla namaz sayılmaz. 
-Allah’ı anmak, ibadetlerin en büyüğüdür. Kişi, daima Allah’ı anmalıdır.
-Zalim ve azgın olmayan ehli kitaba güzellikle gerçeği anlatmak gerekir. Bu gerçek, tevhittir.
-Kur'an, en büyük mucizedir. İnanmak için başka mucizeye ihtiyaç yoktur. Kur’an, inananlar için bir hidayet kaynağıdır.
-Peygamberin görevi, insanları uyarmaktır. Müminler bu konuda peygamberleri örnek almalı ve zorlayıcı olmamalıdırlar.
-Müminler, içinde bulundukları olum­suz şartları kulluk görevini bırakmaya bahane görmemelidirler. Hicret dahil bütün mücadele yollarına başvurmalıdırlar.
-Herkes ölecek ve Allah'a dönecektir. inanıp iyi işler yapanların, yılgınlığa düş­meyip Allah'a güvenenlerin yeri cennettir.
-Allah, inkarcılara belli bir süreye kadar mühlet vermektedir. Bu, onlar için bir tuzaktır.
-İnsanların ve diğer bütün canlıların rızkını veren Allah'tır. Allah, kimine az kimi­ne çok verir. Az verilenler isyan etmemeli, çok verilenler de şımarıp azmamalıdır. Bu dünya hayatının geçici olduğu daima akılda tutulmalıdır.
-Allah’a karşı nankörlükten uzak durulmalıdır. Zira nankörleri Allah cezalandıracaktır.
-Allah adına yalan uydurup onun sözlerini kendi arzusu doğrultusunda çarpıtmak günahtır. 

 
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم Geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, Allah'ın gökten rızık (sebebi olarak yağmur) indirip, onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde, rüzgarları evirip çevirmesinde aklını kullanan bir toplum için deliller vardır. Câsiye, 45/5 Bir Hadis "Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz." (Tirmizî, "Cum’a", 80) الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُواْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعونَ Onlar ki, kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman: “Biz muhakkak ki Allah içiniz (O'na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O'na döneceğiz (ulaşacağız).” derler.
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol