11- HUD SURESİ
HUD SURESİ
İçinde Hud Peygamberden ve kavminden bahsedildiği için sure bu adı almıştır.
Aynı zamanda Semûd kavminin peygamberi Sâlih ile Medyen halkının peygamberi Şu'ayb'den de söz eden sûre, Yûnus Sûresinden sonra inmiştir. Bir bakıma Yunus suresinin devamı niteliğindedir.
123 ayetten oluşan surenin 12, 17 ve 114. ayetleri Medine'de, diğer ayetleri Mekke'de inmiştir.
Mushaftaki resmi sırası itibarıyla 11., İniş sırasına göre ise 52. suredir.
Hz. Muhammed’in Cuma günleri Hud suresinin okunmasını tavsiye ettiği rivayeti vardır. Başka bir rivayete göre ise Hz. Muhammed, Hud suresi hakkında şöyle buyurmuştur: “Beni, Hud, Vâkıa, Mürselât, Nebe ve Tekvir sureleri ihtiyarlattı.”1
Bu surenin temel konuları şunlardır:
Yüce Allah’ın varlığının, birliğinin ve kudretinin delilleri,
Kur’an’ın ilahi kelam oluşu,
Hz. Muhammed’in peygamberliği,
Ahiret hayatı,
Hz. Hûd, Hz. Nuh, Hz. Salih, Hz. İbrahim, Hz. Lût, Hz. Şuayb ve Hz. Musa (a. s.) gibi peygamberlerin kıssalarından kesitler.
Bir takım ahlâk ilkeleri.
Surenin temel mesajları ise şunlardır:
- Kur’an, Allah tarafından indirilmiş eşsiz bir kitaptır.
- Hz. Muhammed insanlara gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdecidir.
- İnsan, her şeyin yaratıcısı olan Yüce Allah’a inanmalı ve sadece ona kulluk etmelidir.
- İnsan, günahları için tevbe etmelidir.
- İnsan, bu dünyaya imtihan edilmek için gönderilmiştir.
- İnkarcılar, Allah’ın gazabından emin olamayacaklardır.
- İnsanın tabiatında nankörlük vardır; bir nimete kavuşunca sevinir, fakat şükretmeyi bilmez. Nimet elinden alınınca da umutsuzluğa kapılır. İnsan, bu davranışlardan kurtulmalıdır.
- Allah’ın iradesinin gerçekleşmesine hiç kimse engel olamaz.
- Peygamberler, karşılık beklemeden görevlerinin yapan elçilerdir.
- Gençler ve yoksullar yeniliğe açıktırlar. Zenginler ve yaşlılar ise yeniliklere karşı çıkarlar. Peygamberlerin kıssalarında bu durum açıkça görülmektedir.
- Peygamberlerin ortak mesajı; tek bir Allah’a inanmak ve ona kulluk etmek, günahlardan uzak durmak, bozgunculuk çıkarmamak, başta ölçü ve tartı olmak üzere bütün işlerde doğru ve dürüst olmaktır.
- Yüce Allah, herkese yaptığının karşılığını tam olarak verecektir.
- Kişi, hayatın her alanında doğru olmalıdır.
- Yüce Allah’ın belirlediği sınırların dışına çıkılmamalıdır.
- Mümin, Allah’a inanmayanlara güvenip dost olmamalıdır.
- Namazlar düzenli olarak vaktinde kılınmalıdır. Çünkü namaz kötülükleri giderir.
- Mümin, sabırlı olmalıdır.
Alimlerin topluma karşı sorumlulukları vardır. Toplumu iyiliğe yönlendirip, kötülükten sakındırmak onların görevidir. Menfaat endişesiyle âlimler bu görevlerini ihmal etmemelidirler.
- Herkes hak ettiğini bulur. Allah hiç kimseye zulmetmez.
- Geçmiş toplulukların yaşadıklarından ibret alınmalıdır.
-----------------------------
1. Tirmizi, Tefsir, 57.